BORSADAKİ AMACIM PARA ÇOĞALTMAK
Değerli yatırımcılar;
Borsa ile değil de nasıl zengin oluruz?
sorusu ile başlayalım. Yine farklı bir yerden gireceğim ama mevzuyu borsa
trendlerine bağlayacağım. Zengin olmak için çok paraya
ihtiyacımız var. Çok paramız olması ne yapmamız lazım? Tabi ki parayı
çoğaltmamız lazım. ’’Parayı çoğaltma’’
Evet, fikir üretebileceğimiz bir noktaya geldik. Zenginliğe giden ilk yolda
çözümlememiz gereken ilk konu parayı çoğaltmanın yolları. Peki para nasıl
çoğaltılır? Bu konu hakkında düşünmeye başlayalım.
Para çoğaltma denince aklıma Merkez
bankası geliyor. Muhtemelen en iyi para çoğaltma metodu merkez bankalarında.
Direkt olarak para basabiliyorlar ve para çoğalıyor. ‘’Para basmak’’ kesinlikle en iyi para çoğaltma metodu gibi. Ama
maalesef biz merkez bankası değiliz. Para basmak en iyi para çoğaltma
metotlarından biri olmasına rağmen bizim için negatif. Kendimiz para
basamadığımız için bu para çoğaltma süreci bize karşı işliyor aslında. Onlar
para bastıkça ortamdaki para artıyor ve bizim paramızın dolanan para miktarı
içindeki oranı düşüyor. Dolanan para
mı dedim? Buradan bir yerlere ulaşabiliriz sanki bu aklımızda kalsın. Devletler
bunu dolanan paranın kendilerine geri dönmesi için ayrıca aldıkları borçları
eritebilmek için yapıyorlar. Enflasyona sebep oluyorlar çünkü borçları var.
Parayı dışarıya yani insanlara hizmet olarak veriyorlar ve vergi toplayarak
dolanan parayı tekrar kendilerine çekiyorlar. Borçlarımız fazla ise aynı
devletler gibi enflasyon işimize yarıyor, borçlarımız eriyor ama bizim amacımız
bu olmamalı. Biz de dolanan paradan daha
fazla kendimize pay almalıyız ama bunu devletler gibi yapamayız, para basma
makinesi bizde değil ve paranın yönünü biz belirlemiyoruz. En iyi para çoğaltma
metodunu bulduk ama işimize yaramadı üstüne üstlük tam ters etki yarattı. Bize
zarar veren bir durum olduğunun da farkına vardık ama dolanan para kavramını aklınızda tutun çünkü ana fikir burası.
Neyse aklıma gelen ikinci yönteme
geçelim o zaman. Para kazanmak? Çok
genel bir kavram oldu sanki; burada kazanmak diyerek kastettiğim aslında
‘’Çalışarak kazanmak’’. Çalışarak kazanmak ise aslında zamanımızı para ile
takas etmektir. Belirli bir saat için belirli hizmetler konusunda anlaşırız.
İşe gideriz, çalışırız, geliriz ve para kazanırız. Kendimize ait olan saatimizi
veririz karşılığında ödeme alırız. Kalan saatlerimizde kazandığımız para ile yaşayabiliriz.
Sanki yine yanlış yere geldik !! Konunun başına gidelim. Zengin olmaktan
bahsediyorduk. Daha önceki konularımızda vardığımız sonuca göre en değerli
varlığımız zamanımızdı. Zaten zamanımızı istediğimiz şekilde değerlendirebilmek
için parayı çoğaltmak istiyoruz. Dolayısı ile ücret karşılığı çalışarak bunu
başarmak zor. Çünkü zamanımız kısıtlı. Kısıtlı olan zamanımızdan çok fazla
harcamadan paranın kendiliğinden çoğalması bizim işimize yarayacaktır.
Yeterince para kazanıyor olsak bile gelişen ve değişen dünyada sürekli yeni
ihtiyaçlar, yeni lüksler ortaya çıkıyor ve kazandığımız parayı harcayacak
farklı yerler oluşuyor. Üstelik merkez bankası para bastığı sürece kazandığımız
paranın değeri düşüyor, harcayacağımız para miktarı da artıyor. Çalışmak,
kazanmak, biriktirmek ve bir yerlere ulaşmak anlamlı gelmiyor biraz düşününce.
Hayatta kalmak için çalışmaya mecburuz ama tek alternatifimiz bu olmamalı.
Parayı çoğaltmanın farklı metotlarını düşünmeliyiz. İlk paragraftan ‘’Dolanan para’’ ilgimizi çekmişti. Bu
paragraftan da farklı bir fikir ortaya çıkaralım bari. Bu kadar yazdık boşa
gitmesin. Biz çalışıyoruz, birileri zamanımızı satın alıyor ve bize para
veriyor. İlginç gelmiyor mu? Yani bize zamanımız karşılığı para verenler var. Başkasının zamanını satın alacak kadar zengin
birileri de var demek ki.
Biraz toparlayalım; Para dolanıyor,
biz çalışıyoruz, çalışmamız karşılığında bize para verenler var. Biz parayı
çoğaltamıyoruz çünkü harcıyoruz. Yani çalışarak kazandığımız para başka
insanlara geri gidiyor. O insanlar da harcıyor, onların parası da başkalarına
gidiyor. Dolaşmak dediğimiz bu aslında. Peki bu paranın son durağı yani
biriktiği yer neresi diye baktığımızda İşte gerçek cevabı buluyoruz. En zengin
olanlar. Babil’in en zengin adamı kitabında geçen hikayelerin bir kısmını YOUTUBE
kanalımda 3 video ile anlatmıştım size. Sinirli kral vardı hatırlıyorsanız. Kralın
sinirlenme sebebi ülkesi çok varlıklı en zengin ülkelerden biri olmasına rağmen
şehirde gezerken yoksul insanların çoğunlukta olduğunu görmesiydi. Bir tarafta
da altından yapılmış at arabasına binen birisi vardı. Danışmanına bu durumun
sebebini sorduğunda ‘’biz herkese çalışmaları karşılığı para veriyoruz, ülkede koşullar
gayet iyi ama para hep aynı kişilerde
toplanıyor’’ diye cevap almıştı. Demek ki para zenginlerde çoğalıyor ve son
durak orası. Birileri diğerlerinin
parasını alarak parasını çoğaltıyor gibi düşünebilirsiniz. ‘’Para almak’’ işte cevap bu olmalı. Para
basma işi olmaz, çalışıp kazanarak para çoğalmaz, ama para alma işi çok mantıklı. Peki bizim paramızı kim alıyor buradan
yola çıkalım? Hemen en son para harcadığınız yerleri düşünün. Çalışarak
zorlukla kazandığınız paralarınız nereye gitti. Yeni bir telefon mu aldınız
paranız telefon satan perakende şirketine gitti. Oradan ana distribütöre gitti.
Bunların nakliyesini yapan şirketlere gitti. Distribütörden telefon üreten
şirkete gitti. Oradan telefonların diğer malzemelerini, mamul, yarı mamullerini
satan şirketlere gitti. Ambalajlarını, naylonlarını aldıkları şirketlere
dağıldı. Bu şirketlerin sahipleri çalışanların maaşlarını ödedi. Elektrik,
enerji, yemek vs giderlerini ödedi. Tabi ki bu ihtiyaçları da gideren şirket
sahipleri var. Hepsi paylarını aldı. Para döndü, dolaştı, büyük şirket sahiplerinin
cebine girmiş oldu. İşte paranın dolaşım hikayesi bu. Henry Ford arabaları kime
satacağım diye düşünürken kendi işçilerine satmasının aklına gelmesi gibi
kapitalizmin mantığı tamamen bu aslında. Siz araba fabrikasında bir
çalışansınız diyelim, maaşınızı alıyorsunuz biriktiriyorsunuz sonra gidip bir araba
alıyorsunuz. Parayı size veren kişi parayı geri almış oluyor. Bir ekonomik
Tetikçinin itirafları kitabını okuduğumda büyük devletlerin de diğer dışa
bağımlı devletlerin kaynaklarını bu şekilde aldıklarının farkına varmıştım.
Büyük bir devlet yatırım amacıyla gelişmekte veya gelişmemiş bir ülkeye
gidiyor. Yatırım amaçlı yol, köprü, AVM, park, eğlence merkezi gibi aklınıza ne
gelirse artık… Başlıyorlar bir uçtan. Bunlar için enerji lazım enerji
şirketleri de gidiyor. Bu yapım işlerini
kim yapıyor yine kendi şirketleri ve kendi mühendislik firmaları. Hammaddeler
mamuller kendilerinden. Yollara arabalar gerekli. AVM’ lere mağazalar gerekli.
İnsanların harcama yapmaları gerekli. Harcamak için insanlara para lazım. Para
nerede? ‘’Gelin, bizim şirketlerde çalışın para verelim. Nasıl olsa gelip yine
bizim sattığımız ürünleri alacaksınız ve biz de paramızı geri alacağız ‘’
Mantık süper değil mi? Para almak
demiştik ya bu insanlar para alma
yolunu keşfetmiş. Yolu da kendileri yaratıyor. Para akışı olacak bir yer
düşünüyorlar para akış yönünü belirliyorlar ve paranın yine kendilerine
akmasını sağlıyorlar. Kapitalizm böyle işliyorsa biz de bu vahşi
kapitalizmden faydalanmalıyız. Bunun için de para veren tarafta değil de
para alan tarafa geçmemiz gerekiyor.
Başarıya ulaşma konusunda en güzel
yöntemlerden biri başarılı olanların tecrübelerinden faydalanıp onları taklit etmek. Amacımız para çoğaltmak
ve bize para verecek kadar parası çok olanlar da var. O zaman olay basit zengin
olup çok parası olanları incelememiz lazım. Hemen düşünelim başarılı, zengin ve
başkalarına para vererek onları çalıştıran, insanların zamanlarını satın
alanlar. Elon Musk, Bill Gates, Jeff Bezos, Diğer dünyaca ünlü markaların
sahipleri, Koç ailesi, Sabancı ailesi vs. vs… Zenginler listelerinden girdik
ama bu insanlardaki ortak özelliği bulduğumuzda bir yol çizebiliriz belki. Bu
kişiler zenginler, demek ki parayı iyi çoğaltabiliyorlar. Parayı çoğaltmak için
kapitalizmi yani yine bizi kullanıyorlar. Güçlü ürünler üreterek, bunları
belirli bir pazarda satarak veya başkalarına hizmet götürerek para akışını
kendilerine çeviriyorlar. Biz genellikle bireyler olarak para akışının tersine
konumlanmış durumdayız. Para bizden dışarıya yani bu büyük şirketlere gidiyor.
Bunu daha yakın perspektiften de
değerlendirebilirsiniz. Kira da oturuyorsanız bir ev sahibiniz var demektir. Ev
sahibiniz sizin barınma ihtiyacınızı çözer ve sizden para alır. Para akış yönü kiracıdan ev sahibinedir.
Ev sahibi bir yatırım amaçlı varlık edinerek para akış yönünü kendisine
çevirmiştir. Kahve satan bir Kafeyi düşünün. İnsanlar kahve içmekten keyif alır
bunun için para verirler. Kafe açan kişi de paranın akış yönüne göre pozisyon
almış ve bir iş kurmuştur. Böylece insanlar gelir kahve karşılığı para vererek
kafe sahibine para akışı sağlarlar.
Peki biz ne yapabiliriz? Para çoğaltma yolunun en önemli formülünün artık başkalarının paralarını almak olduğunu biliyoruz. Artık Para alma yöntemlerine de hakim olduk. Ev alarak gayrimenkul krallığı mı kuralım? Kafe mi açalım? İş mi kuralım? Fabrika kurmalıyız veya mağaza mı açmalıyız? Hepsi yapılabilir, girişimcilik böyle bir şey. Tabi ki bunlar birçok kişi için imkansız çünkü büyük paralar gerekiyor. Biz basit olan taraftan başlamalıyız. Kapitalizmin bizim gibi sıfırdan başlayan insanlara da açtığı bir yol var, işte burası borsa. Dedim ya borsadaki amaç para kazanmak değil Para almak bu şekilde düşünürseniz Borsa yatırımının mantığını kavrayabilirsiniz. İşte yukarıda bahsettiğim insanların sürekli parasını alan, para akış yönünün tersinde durup kasasını dolduran şirketlerin çoğu borsada bulunuyor. Hepsini çalışanları var giderleri var birbirlerine muhtaçlar birbirleri ile alışveriş yapıyorlar ve bir para akışı sağlayarak paranın dolaşmasını sağlıyorlar. Biz de bu dolanan paradan payımıza düşeni almak için bir iş kuramıyor olsak da bu şirketlere ortak olabiliriz. Bu şekilde para akışı yavaş da olsa bize doğru olacaktır. Borsanın bir diğer avantajı da şudur. Bir şirket kurduğunuzda artık iş alanınızı değiştiremezsiniz. Döneme göre para bazen hızlı akacaktır, bazen yavaş akacaktır. Fakat bizim gibi bireysel yatırımcılar için borsa yatırımında işler böyle değildir. Para akış yönünü önceden sezebilirsek hızlıca pozisyon değiştirip paranın aktığı yöne doğru pozisyon alma durumunuz olacaktır. Tabi ki tam tersi durumda söz konusu olabilir. Bir dönemde paranın hızlı akmadığı karsız tarafta durursanız dolanan paradan yeterince faydalanamayabilirsiniz. Hisse veya sektör örneklerinden gidelim. Geçtiğimiz yıllarda ne oldu? Yenilenebilir enerji dönüşümü başladı. Bu dönüşümde para akış yönü birden bire enerji ekipmanı üreten veya hizmet sağlayan şirketlere doğru döndü. Diğer tüm şirketler bu şirketlerle sözleşme imzalayarak enerji yatırımları için paralarını verdiler. Paranın yönünü gören yatırımcılar bu şirketlere yatırım yaparak para kazandılar. Benzer şekilde otomotiv sektörü çok canlıydı herkes araba alıyordu ve bu tarafta konumlanmış şirketler devasa paralar kazandılar. Bunun tam tersi örnekleri de gördük. Demir çelik sektörü önceki yıllarda çok karlı şekilde çalışırken para akışı kendilerine doğruydu. 2023 yılında ise işler tersine döndü, para akışı kesildi çünkü artık karlı satış yapamıyorlardı. İşte bu örneklerden yola çıkarak dolanan paranın hareketlerinin ne kadar önemli olduğunu anlamış oluyoruz. Borsada yatırım yapmak bu dolanan paradan sizin de pay almanızı sağlayacaktır. Bir şirkete ortak olun şirket çalışsın, kazansın, değerini artırsın ve siz de şirketle beraber kazanacaksınız. Bir de bazı trendleri ve piyasayı okuyup; para akışının hızlandığı yerlerde önceden konumlanabilirseniz patronlardan bile avantajlı duruma geçebilirsiniz. Peki her şey bu kadar basit mi? Tabi ki hayır. Şirketlere ortak olmanın da her zaman bir maliyeti vardır. Bu da hisse senedi fiyatı veya şirketin piyasa değeridir. Dolayısı ile siz para akış yönüne geçeceğim diye bir şirkete ortak olurken ortak olduğunuz fiyata dikkat etmelisiniz. Nasıl bir ev alırken evin kirası ile fiyatı arasında bir karşılaştırma yapıyorsanız. Ev almanın sizin için karlı olup olmadığı değerlendiriyorsanız borsa yatırımı da böyledir. Bu şirket ne kadar para kazanıyor? Gelecekte ne kadar para kazanacak? Ben ne kadar kazanacağım? Ama en önemlisi kazanacağım bu para için ne kadar para ödediğinizdir. Hisse başı yıllık 1 TL kazanan ve bunu her yıl %10 %20 büyütebilecek bir şirkete 100 TL ödemenin size para kazandıracağını sanmamalısınız. Bir şirket paranın en yoğun aktığı yönde konumlanmış bile olsa siz çok pahalı bir fiyattan bu şirkete ortak olursanız bu ölü bir yatırım olabilir. Buraya yatırdığınız parayı geri alana kadar ömrünüz yetmeyebilir.
Özet olarak; Para çoğaltmanın etkili bir yöntemi başkalarının parasını almaktır. Dolanan para enflasyon sebepli sürekli artıyor, nüfus artıyor, insanlar gün geçtikçe daha çok harcıyor ve para sürekli olarak bir yerden başka bir yere akıyor. Borsa yatırımı paranın aktığı şirketlere ortak olarak başkalarının parasını almak için mükemmel bir yöntem. Küçük paralarla da olsa küçük ortaklıklar yaparak paranın kendinize akmasını sağlayabilirsiniz. Paranın akış yönünü görüp tahmin edebiliyorsanız paranız çok daha hızlı çoğalacaktır. Paranın hızlı aktığı yönü bilemeseniz bile en azından makul şirketlere makul fiyatlardan ortak olarak karlı yatırımlar yapabilirsiniz. Benim de amacım olabildiğince tasarruf ederek borsada işlem gören şirketlere uzun vadeli ortak olmak ve dolanan paradan payıma düşen miktarı almak.
Dışarıya çıkın, gezin, gözlemleyin, paranın akış
yönünü değerlendirin kendinize bir yer seçin ve etrafta serbest şekilde dolanan paradan payınızı alın.
Bunu yaparken de lütfen hesabınızı iyi yapın. Yanlış hesaplar beklenmedik
sonuçlar doğurabilir.
Okuduğunuz için teşekkür eder, bol kazançlı yatırımlar dilerim.
Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti; aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorumlar kişisel görüşlerime dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir.


güzel yazı olmuş eline sağlık. Fakat bir ricam var şu siteye bir dark mode ekleyelim :D
YanıtlaSilKaranlık Mod iyi olur. Yazı ve youtube videoları içinde ayrıca teşekkürler.
YanıtlaSil